22 Ağustos 2016 Pazartesi

Son Diktiklerim

Günaydın,  

Aslında bu yayını geçen hafta hazırlamıştım ama her gün yaşanan olaylardan dolayı paylaşmaya elim gitmedi. Çok üzgünüm, içimden hiçbir şey söylemek gelmiyor, sadece dua ediyorum. Allah'ım ne olur bütün Dünyanın huzur, mutluluk, birlik beraberlik içinde yaşayacağı güzel günler gelsin artık. Amin amin amin   

Şimdi sadece söz verilmiş bir yayın olduğu için paylaşıyorum. 
...........................................................................................................

Uzun zamandır blogunu ihmal edenlerden biri de benim maalesef. Dikiyorum dikiyorum ama bir türlü yayınlamaya fırsat bulamıyorum. Bir şey paylaşacağım zaman illa ki bir şeyler de yazayım istiyorum. Burada olma amacım dikiş olduğu için diktiğim her kıyafetin detaylarından, hikayesinden, kumaşından bahsetmek zorunda hissediyorum kendimi. 

Facebook ve Instagram sayfalarımı kullanmak daha kolay ama her zaman 
önceliğim blogum olduğu için ilk buraya yazma isteği ağır basıyor. Yazamayınca da böyle diktiklerim birikiyor, blogum da uzun süreler boş kalıyor.

Şimdi şu aşağıda paylaştığım her şeyin bir dikiliş nedeni var ve ben hangi birini nasıl anlatsam bilemiyorum. Bu seferlik kusuruma bakmayın hepsini kısacık kısacık anlatacağım.   
Bu elbisemin adı can sıkıntısı savar. Geçtiğimiz Pazar günü canım çok sıkkındı koydum kumaşı önüme 5 dakikada kestim, 1 saatte diktim, yıkadım, giydim. Mankenime bol geldi ama benim belime oturan rahat bir model oldu. Kollarda ve yakada vazgeçemediğim bant yöntemini kullandım ve böylece tertemiz bir dikiş oldu. Bir de nasıl rahat nasıl rahat anlatamam.    

Bu ise eskiden bir elbiseydi ben biraz semirdiğim için dar gelmeye başlamıştı kimselere vermeye kıyamadığım için belinden kesip boyunu kısalttım ve bol olan etek parçasını beline ekledim. Henüz giymek kısmet olmadı, inşallah bir gün giyerim. 
  
Bunu instagram da görmüşsünüzdür V yakalı bluzum.  

Aynı kumaştan aile boyu bluzlar de diktim. 


Bunları da instagram da paylaşmıştım. Aylar sonra nihayet üst pijamaları da bitirebildim. 


Bunlarda böyle cici pijama takımları oldu. 

Bunlar da oğlum için diktiğim pijamalar. Dikkat ederseniz yine her yerine bant dönmüşüm. 


Bu kumaştan kendime de aşağıdaki bluzu dikmiştim. Bir de hırka kestim onu da bitirince paylaşırım inşallah. 





Daha önce paylaştığım bu pijama takımımdan artan kumaşlarla diktiğim bir başka pijama üstü. Bunu da çok beğenmiştim ama yıkanınca beyaza pembenin boyası çıktı, kirli beyaz oldu. 

Yaz sıcaklarının başladığı sıralarda ihtiyaçtan diktiğim kapri pijama takımım. Yine en sevdiğim ve en kullanışlı parçalardan biri oldu bunlarda.  


Bunun da hikayesi instagram da vardı, takip edenler bilirler.  




Bu bluzumu de çok severek diktim ama doğru düzgün giyemedim. Çünkü ofisteki masama takılıp yırtıldı. Aslında bu bir etekti, hani şu beli ip lastiklerle büzülmüş eteklerden. Ben lastikli kısmını kestim kalan kısmı üst beden olarak kullandım. Tabi bu kısa geldi, onu uzatmak için de eteğine şifon bir parça diktim. 
Altındaki şifon ve önündeki yırtıklar burada daha net görünüyor sanırım. 
Çok güzel olmuştu bluzum ama neyse.    

İşte gördüğünüz gibi boyuna penye dikmiş ve bol bol yaka ve kol bandı çalışmışım

Paylaşamadıklarım arasından paylaşabildiklerim şimdilik bu kadar. Sırada yakasını beceremediğim için yarım kalan bir gömleğim ve hırkam var. 









  


23 Haziran 2016 Perşembe

Kilim desenli elbise

Selam, 

Kız kardeşim kumaşı görmüş beğenmiş, modeli tasarlamış, gelmiş diker misim dedi ne yapayım dikmeyeyim mi, izindeyim de nasılsa diktim verdim. Giyince tam hayalimdeki gibi oldu çok beğendim çok beğendim diyip durdu.  


Elbisenin hiçbir özel detayı yok. Eteğine doğru bollaşan iki parça kestim. Atan bir kumaş olduğu için iç dikişlerini benim taktığım adıyla FİT dikiş (fransız, İngiliz, temiz dikiş) yaptım ve beline 3 cm genişliğinde lastik diktim. 

Yakasına ve kol oyuklarına gizli biye döndüm. 

Tiril tiril yazlık bir elbise oldu. 

Güle güle giysin hanım sultan :) 

21 Haziran 2016 Salı

MİNİŞ BİR ELBİSE

Merhabalaarr, 

Zannediyorum siz de benim gibi, daha bayilere dağıtımı yapılmadan (0-12 yaş kız ve erkek çocuklar için birbirinden güzel modellerle dopdolu Burda Çocuk Dergisi şimdi bayilerde!) reklamı yapılmaya başlayan Burda Çocuk dergisini günlerce aradınız. Ben bulamadıkça instagramda yayınladıkları her fotoğrafın altına bulamıyorum diye yazmıştım. En sonunda daha dağıtımının yapılmadığını kabul ettiler. 

Hayır kendilerini satılmayan bir dergi mi sanıyorlar ki daha piyasaya çıkmadan reklam yapıyorlar anlamadım ki! 

Neysem sitemimi edip rahatladıktan sonra elbisemize geçebilirim.  :) 


Tabii ki kalıbımız bu dergiden, hatta sanırım kapaktaki modeldi.  


Bu şirin elbiseyi oğlumun sınıf arkadaşına doğum günü hediyesi olarak diktim. Arkadaşlarına oyuncak dışında hediye alınamayacağı konusunda inat eden küçük beyimize yine "kıyafet alalım mı" diye sordum, cevabı uzuuuun bir çemkirmeyle (kime çektiyse) "hayır" oldu. Sonra ben mi diksem acaba diye bir teklif sundum zat-ı alilerine ve elimdeki en uygun malzemeleri önüne serdim. Şaşırttı beni ve sevdi fikrimi, beraber model seçtik ve kalıp çıkardık. 


Kumaş tülbent gibi biri beyaz biri yavru ağzı renginde iki kattan oluşuyordu. Sanırım beyazı astar niyetiyle içine eklemişlerdi ve ben de astar olarak kullandım zaten. Üst bedeni çok kolay oldu. Modelde alt kısmı büzgülü aslında ama ben bir türlü düzgün büzgü yapamayınca pili yapmaya karar verdim. Belinin de ön kısmına desenli bir kurdele arkasına da aynı kalınlıkta kuşak yaptım. İlik açmaya fırsatım olmadığı için arkasına çıtçıtlar ve üzerine düğme diktim. Burada ütüsüz olduğu için çirkin duruyor ama fıstığımızın üzerinde gayet güzel duruyordu.      


Elbiseyi bitirip baktığımda yine hayran olmuştum! Ama beni asıl mutlu eden şey, elbisenin sahibi olan pembimizin [okulda pembi diyorlarmış :)] annesinin, el emeğinin değerini bilen ve saygı duyan harika bir anne olmasıydı. Teşekkür etmek için beni aradığında, annesinin de terzi olduğunu ve bu işin içinde büyüdüğü için ne kadar emek verildiğini çok iyi bildiğini anlattı. Belki gerçekten çok ahım şahım değildi elbise farkındayım ama o telefonda bana emeğimin ne kadar değerli olduğunu hissettirdi. İşte o zaman iyi ki dikmişim diye sevinç çığlıkları atıyordum içimden. Bir dee doğum gününde giyilecek kadar güzel olmadığı halde doğum gününde de giydirmişti ki, siz düşünün artık mutluluğumu :D Doğum günü hediyesi bana verilmişti sanki. 

Evet diktiğim her şeye çok emek harcıyorum ama bitirdiğim zaman çektiklerimin hepsini unutuyorum. Şu küçücük elbise ile dört akşam uğraştım ama bitince bütün yorgunluğum da bitmişti. Nedense bazen yaptığım işi basite indirgiyorum sanırım. Geçenlerde Türkan'cım da bir yorumunda emeğimizin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatmıştı bana. Aslında bana öyle günlük giymek için onu dik bunu dik diyenlere de kızmıyor değilim hani. Ben bir çok işimi yarım bırakıp hatta uykumdan vazgeçip zaman ayırıyorum dikişe. 

Ay şimdi aklıma ne geldi, anlatmam lazım hemen :) okuyunca bana yuh diyeceksiniz eminim ama olsun yine de yazıciimmm :) 

Daha liseye falan gidiyorum annemin zoruyla çeyizim için dantel yatak örtüsü takımı örmeye başladım. Bana dantel ördüren annem de elbeziden başka bir şey öremez, dantelin D sinden anlamaz yani. Neyse kullanmayacağım şeyleri bana niye ördürüyorsun diye istemeye istemeye başladım dantele. Örüyorum ama bakıyorum yanlış oldu kaç sıraysa artık umursamadan söküyorum baştan örüyorum. Bir şey yapıyorsam düzgün olacak arkadaş, o zamanlar çok titizim :P Öyle öyle bir çarşaf iki yastık kenarını bitirdim. Onları bitirmem baya bir zaman aldı sonra bıraktım ve bir süre de sandıkta beklediler. Annem baktı evlenme çağımız geliyor Hande'nin de bunu bitirmeye hiç niyeti yok, bitirmesi için kuzenimin eşine verdi dantelleri. 

Bir gün oturuyoruz Sevim ablam bir çarşaf kenarının yarısını falan yapmış, çok bilmiş yılların dantel duayeni ben de yaptığını kontrol ediyorum. Anaaaa yanlış yapmış ya, trabzan sayıları farklı farklı, köprü yapmamış kare yapmış, nasıl olur çokta güzel dantel yapar halbuki!!!!  
Atmaca gibi atladım tabi hemen (rica ederim kullanmayacak olsam da sonuçta çeyizim bu benim) "yanlış yapmışsın Sevim abla olmamış bu" dedim (bak içimden yine geçti "terbiyesiz", hatırladıkça kendime terbiyesiz derim de :). 
Çok biliyorum ya tek tek de gösterdim yanlışları. Rahmetli halacım da her zaman olduğu gibi yine benden taraf oldu ve gelinine sen benim yeğenimin işine özenmedin de oydu da buydu da diye bir sürü çemkirdi. Neyse ki Sevim ablam takmaz öyle şeylere o da ona çemkirdi :) Kattım mı ortalığı bir birine :D 

Ve tabii ki o dakikadan sonra ablam o dantele bir daha elini sürmedi. Ben suratıma atmadığına şükrediyorum aslında (yapardı da niye yapmadı ki acaba!!!). 

Sevim ablam yaa çok güzel insandır kendisi, neşe doludur. Çok seviyorum seni Allah gönlüne göre versin her şeyi, neşen hep daim olsun.

Öyle işte gördüğünüz gibi ben de bir zamanlar emeğin kıymetini bilmeyen bir insanmışım meğer. Şimdi kalkmışım bana sokakta giymeye etek dik demeyin diyorum :) 
Gençlik işte yaa, sanırım o zamanlar insan karşısındakini kırabileceğini düşünemiyor. Büyüdükçe fark ettim ki, ben insanlara güzel şeyler söylediğimde daha mutlu oluyorum. Blogum da güzel yorumlar aldığım zaman hissettiğim mutluluğu herkesin hissedeceğini bildiğim için de herkese güzel yorumlar yazmaya çalışıyorum. Kalp kırmanın kimseye faydası yok bilakis faydalı olan insanları mutlu edebiliyor olmak. Yani en azından ben mutlu edince mutlu olan türden bir insanım :) Eğer birini kırdıysam günlerce onun vicdan azabını çekerim. Amaaann çok uzattım. Eski yazılarıma benzedi dimi uzun uzun :) Neysem haydin hepinize byyyyyy 

aaaaa bu arada dantel ne mi oldu? Sevim ablanın kardeşinin gelini bitirdi. Gayette güzel oldu, isteyince oluyormuş değil mi Sevim hanııımmm :))) 


      




















        

6 Haziran 2016 Pazartesi

Şal yaka ceketim ve Bursa

Hepimize hayırlı ramazanlar. Dilerim çok keyifli bir ramazan geçiririz ve ramazanın huzur, bolluk ve bereketi evlerimizden hiç eksilmez. 

Evet ceketimi dikeli ve o meşhur buluşmaya katılalı neredeyse bir ay oldu ve ben bu yazıyı yeni yazabiliyorum. 


Önce Bursalı Dikiş Severler buluşmasından bahsetmek istiyorum. Sevda İrem ve Nebihan Akça'nın düzenlediği ve dikiş aşığı hanımların katıldığı, sadece dikiş konuşulan toplantılar serisinin ikincisine bu sefer ben de katıldım. Ben Nebihan ve Sevda'dan başka kimseyi tanımıyordum ama sayelerinde orada yeni arkadaşlar edindim.

Nebihan ve Sevda ile bloglarımız sayesinde tanıştık. Yıllardır internet üzerinden sadece fotoğraflardan gördüğümüz ve yazılarından tanımaya çalıştığımız insanları yüz yüze görmek çok daha farklı bir şeymiş. Orada sohbetin güzelliğinden bunu fark edemesem bile, daha sonra fotoğraflara her baktığımda garip bir şekilde "aaa o yanımdaki Sevda ve Nebihan değil mi yaaaa" diye sordum kendime (deli mi ne!!!). 
  
Blog yazmaya başladığımdan beri blogger arkadaşlarımın diktiklerini yakından görmeyi çok istemişimdir. Mesela benim diktiklerimin hazır giyim olmadığı hep belli olur. Nebihan ve Sevda'da üzerlerindekileri kendileri dikmişti ve ben ilk başta hazır giyim sandım. Ben gördüm onayladım o kadar kaliteli yani :) 

İyi ki gitmişim dediğim güzel bir buluşma oldu benim için. Düzenleyenlere tekrar teşekkürler. 



Ceketime gelirseekk. En sevdiklerimden pratik kesim bir model. Her zaman kullandığım bir gömlek kalıbımı kumaşı dökümlü gösterecek şekilde yerleştirdim ve kestim. Arkasını robalı yaptım ve arkayı biraz daha bollaştırmak için robanın altına küçük bir pili ekledim. Kumaşım az olduğu için kolları bu kadar çıktı. Yakasını da kendi kumaşından kestiğim parça ile şal yakaya çevirdim.  




O gün bugündür giyiyorum hatta siyahlarla yıkayıp beyazın rengini bile bozdum. 


Gördüğünüz gibi oldukça bol bir kalıbı var. 


2 Haziran 2016 Perşembe

Asimetrik kesimli doğaçlama elbisem

Merhaba 

Instagram da abiyem de abiyem diye reklamını yaptığım elbisemin detayları işte aşağıda. 

Aslında abiyelik bir detayı yok, sadece böyle bir kıyafeti günlük giyemeyeceğim için abiye diyorum ben. 




Kumaşın türünü bilmiyorum ama istediğim esneklikte olduğu için fermuar gibi bir detaya ihtiyaç duymadan jile şeklinde düz bir elbise kestim. Üzerine de kolu ve eteğini hareketlendirmek için üçgen şeklinde bir şifon kesip kol altından birleştirdim. Bu arada sağ yanında da dikiş yok, şifonu bütün olarak kesip elbisenin üzerine yerleştirdim. 


Baktım çok boş duruyor eteğin açıkta kalan kısmına ve sağ koluna da güpür parçalar ekledim. 



Elbiseyi son dakika diktiğim için şifonun kenarlarını kıvırmaya vaktim kalmadı ve düğünün yapılacağı yerde zar zor bir terzi bulup yaptırdım. Şifon olduğu için kimse yapmak istemedi. Gelinlik terzisinin yapabileceğini söylediler. Tesadüfen bulduğum terzi de beni geri çevirmedi ve sağ olsun 10 dakika da halletti bu işi.  


Böylece altı aydır ne giysem diye düşündüğüm düğüne son dakikada hazırladığım doğaçlama bir elbiseyle gittim :) 



  

25 Nisan 2016 Pazartesi

BAKIRKÖY PAZARI VE PİJAMA TAKIMI

BEEEEN GEEEELLLLDİİİMMMMM :)

Merhaba güzel insanlar,

.................................................... yarım saattir düşünüyorum düşünüyorum ne yazsam bulamıyorum. Yazmayı da unutmuşum! 

O zaman fotoğraflardan ilerleyelim bakalım. 

Tanıdınız mı pazarı? 

Evet Bakırköy Cumartesi pazarı ve benim bu pazarda tek gittiğim bölüm "kumaşçılar". 

Doğru, çok kumaşım var ve hala da gözüm doymuyor. Vakit bulup dikebilsem sorun yok aslında ama boş vakit kısıtlı işte.  

Neyse, pazara gitme amacım sadece dikmeyi planladığım elbise için dantel almak ve biraz dolaşmaktı. 

Ama bu sefer benim hiç suçum yok, beni zorla almaya teşvik ettiler. Hep şu aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz tezgahın "bozuk yok abla dönüşte verirsin" diyen sahibi yüzünden.  

Ona para bozduracağım diye 4 parça (10 metre) kumaş aldım. Sonra onun tezgahına gidip borcumu vermek yerine bir 5 parça kumaşta ondan aldım. 

Ve sonuç

5 adet pijamalık, 1 gömleklik, 1 elbiselik, 1 hırkalık, 1 pantolonluk, 2 adet de küçük dantel parçası. He bir de 10-15 metre kadar lastik. Onun da hikayesi şöyle; lastiği yerden çekiyorum çekiyorum ucu gelmiyor, çekiyorum gelmiyor en son usanıp kucağımdaki koca lastik tomarını gösterip "bunun ucu nerede" dedim adama geldi biraz da o çekti ama ucunu bulamadı. En sonunda bir yerinden kesip "al abla hepsine 5 lira ver yeter" diyerek tıkıştırdı poşetime. Öyle yani ben istemedim :)   

Aslında hepsine sevindim ama en çok sevindiğim şu yeşil triko oldu. Geçenlerde bir mağazada gri bir hırka gördüm, kumaşı çok güzeldi, çok basit de bir modeli vardı. Öyle bir hırkaya ihtiyacım vardı ama paraya kıyıp almadım, ben bunu dikerim dedim. Zaten dikişe başladıktan sonra alış veriş yaparken çok zorlanır oldum. (Nedense bir tek kumaş alırken zorlanmıyorum) 
Neyse yerdeki kumaşları karıştırırken birden bu geldi elime, baktım aynı doku, yumuşacık, sadece rengi yeşil ama olsun bu renk hırkam yoktu zaten dedim ve aldım hemen tabi. Bakalım aynısını dikebilecek miyim.   

İşte kendime diktiğim ilk pijamanın kumaşları. 


 
Üstü önce dışarıda giyerim diye bol bol kestim sonra birden pijama üstü yapmaya karar verdim. Daraltmakta istemedim böyle bol kalsın bakalım.  

Bu kumaşımın renkleri kadar dokusu da çok güzel yumuşacık ve inanılmaz kolay dikildi. 
 
Pijama üstünün yakasına pat yapayım dedim, dikmeye dikmeye onu da unutmuşum, bir süre düşündüm nasıl yapılıyordu diye. Yamuk yumuk oldu ama yaptım sonunda. Sonra da "e ben buna pat yaptım da yakasını nasıl yapacağım şimdi" diye düşünmeye başladım. Yakaya bant döndüm baktım güzel durmadı, kısıtlı sayıdaki düğmelerimden (bakınız) birkaç tane diktim önüne.     


İşte böyleeee,

eee hadi size de bana da iyi haftalar olsun o zaman :) by  




5 Ocak 2016 Salı

Pratik pijama pantolon kalıbı ve ağ dikişi

Yeni yılın ilk yayınından merhaba ve tabii mutlu yıllar, 

Bugün sevimli bir dikiş projesiyle geldim bloguma. Bu projeyi özellikle youtube kanalıma eklemek için hazırladım. Bilmiyorsanız söööyliimm benim de bir youtube kanalım var artık ;)   

Dikişle ilgili bir çok şeyi internetten ve blog arkadaşlarımdan öğrendiğim gibi bu yöntemi de yine blog arkadaşım by Antigone'den öğrendim. O zaten bu kalıbı blogunda oldukça detaylı anlatmıştı. Ama ben youtube kanalıma ekleyebileceğim en pratik yöntemlerden biri olduğu için ağ dikişini de ekleyerek videoya aktarmak istedim. 





Şimdiye kadar hep eşime fotoğraf çektiremediğimden yakınmıştım. Şimdi çıtayı bir tık daha yükselterek video çekmesi için yalvarıyorum. Kendime eziyet etmeyi seviyorum sanırım :)  

Dikiş ustalarımızın affına sığınarak, naçizane bilgilerimle hazırladığım videomu seyre buyurmaz mısınız efendim :)  

video

Gerçekten çok acemice oldu ama daha iyisini yapana kadar benim için en iyisi bu. 
Ben çekerken de izlerken de çok eğlendim, herkese tavsiye ederim.   


Not : Ben belini 2-3 cm fazla kestim ve tek kat kıvırdım siz iki kat kıvıracaksanız 4-5 cm kesmelisiniz. 

13 Aralık 2015 Pazar

Ümraniye Kumaş Çarşısı ve son diktiklerim

Günaydııııınnn 

Geçtiğimiz cumartesi günü bir bahaneyle uzun zamandır gidemediğim Ümraniye kumaşçılar çarşısına gittim. 




Özellikle pijamalık kumaşlara baktım. Ama aradığım gibi desen ve dokuda kumaşlar bulamadım . 


Yazlık olsa da çok güzel penye kumaşlar aldım. Artık kısmetse yaza bunlarla bir şeyler dikerim. Bir de çok güzel bir triko kumaş aldım. 


Hiç aklımda yokken triko kumaştan ablama (görümcem) bir tunik dikesim geldi. Daha önceki triko dikme deneyimlerimin aksine dikimi inanılmaz kolay oldu. Kumaşta kayma, atma vs gibi hiç bir problem olmadı. 



Tuniğimizin kollarına ve yakasına bant döndüm. Bu bant tekniğini temiz durduğu için çok seviyorum. 


Bir de yine ablama acilinden bir yelek diktim. Kumaşa uygun astar bulamayınca yeleği astarsız dikmek zorunda kaldım. Ayrıca aynı renk ipim olmadığını da fark edince yakasında siyah ip görünmesin diye dantel döndüm. 
   

Şimdilik benden bu kadar. Bugün gidebilirsem tuhafiye fuarına gideceğim ve en kısa sürede sizinle paylaşacağım. İyi pazarlar :)